13.04.2026
Tacirler Yatırım Makro Tahmin Güncellemesi
ABD – İran savaşının etkileri ve yeni tahminlerimiz
Detaylı PDF - 388 KBİçerikler
İçerikler
2026 yılına ilişkin makro tahminlerimizi, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle değişen risk dengelerini yansıtacak şekilde güncelledik. Bu çerçevede, başta enerji fiyatlarındaki yükseliş ve bunun geneline yayılan maliyet etkileri olmak üzere, enflasyon görünümünde oluşan yukarı yönlü baskılar nedeniyle yıl sonu TÜFE beklentimizi %23’ten %28’e revize ettik. Enflasyon patikasındaki bu bozulmaya paralel olarak, para politikası duruşunun daha sıkı bir zemine taşınacağını öngörüyor ve 2026 yıl sonuna ilişkin politika faizi varsayımımızı %29,5’ten %35’e yükseltiyoruz. Yıl sonu TÜFE ve politika faizi tahminlerimizde yaptığımız yukarı yönlü revizyonlarda, enflasyon beklentilerindeki bozulmaya paralel olarak politika faizinde reel anlamda daha geniş bir alan gerektiğini gözetiyoruz. Rezervlerdeki erimenin son dönemde hız kazanması da, korunması gereken pozitif reel faiz düzeyinin sınırlı da olsa yukarı yönlü kalibre edilmesini gerektiriyor. Ek olarak, arz şokunun ve sıkılaşan finansal koşulların iktisadi faaliyet üzerinde yaratacağı zayıflama çerçevesinde bu yıla ilişkin büyüme tahminimizi %4 seviyesinden %3,2’ye revize ederken, buradaki aşağı yönlü risklerin sürdüğünü değerlendiriyoruz. Cari işlemler ve bütçe açığı tahminlerimizi de, artan enerji maliyetleri ve eşel mobil sisteminin vergi gelirleri üzerindeki etkileri çerçevesinde yukarı yönlü güncellemiş bulunuyoruz.
- 22 Nisan’daki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında, mevcut durumda %37 seviyesinde bulunan politika faizinin, halihazırda piyasa fonlamasının gerçekleştiği %40 seviyesine yükseltilmesini bekliyoruz. Bu adımın ardından faiz koridorunun üst bandı da otomatik olarak %43’e çıkacak. Söz konusu hamle sonrasında fonlamanın yeniden haftalık repo ihaleleri üzerinden yapılacağını, dolayısıyla şu anda %40 civarında oluşan AOFM’de efektif bir değişim olmayacağını öngörüyoruz. Ancak bu adımın en önemli sinyalinin, “gerekli olması durumunda üst bant üzerinden ilave 300 baz puanlık sıkılaşma alanının açılması” yönünde olacağını düşünüyoruz.
Kur tarafında ise, artan enflasyon beklentileri ve küresel belirsizliklerdeki yükselişi dikkate alarak USD/TRY yıl sonu tahminimizi sınırlı bir revizyonla 51 seviyesinden 51,50’ye çektik. Bununla birlikte, TCMB’nin aktif rezerv ve likidite yönetimi sayesinde kurda düzensiz ve keskin bir yükseliş beklemiyor, kontrollü bir nominal değer kaybı patikasının korunacağını düşünüyoruz. Yukarı yönlü enflasyon revizyonumuza rağmen, daha sıkı para politikası varsayımımız ile birlikte genel çerçevemiz TL’nin reel değerinde belirgin bir bozulmaya işaret etmemekte. Sıkı finansal koşullar ve politika kredibilitesinin korunması halinde, kur kaynaklı baskıların sınırlı kalmaya devam edebileceği görüşündeyiz.
Bununla birlikte, enflasyon görünümüne ilişkin risklerin yukarı yönlü olmaya devam ettiğinin altını çizmek isteriz. Enerji fiyatlarının yüksek seyrini koruması, hizmet enflasyonu ve ücretler üzerinden oluşabilecek ikinci tur etkiler ile akaryakıt fiyatlarındaki artışların kamu tarafından absorbe edilmesini sağlayan eşel mobil mekanızmasının alanının daralması, enflasyonun öngördüğümüzden daha yüksek ve daha kalıcı bir patika izlemesine neden olabilir. Bu nedenle, tahminlerimiz üzerinde revizyon riskinin sürdüğünü değerlendiriyoruz.






